Fakir ve Açlık üzerine;

gencses_aclik_fakirlik

Fakir ve Açlık üzerine;

Her gün aldığımız kilolardan, aldığımız paraların azlığından şikayetçi olan bizler ve her gün beş para etmez tavırlara takılı kalan bizler, gözümüzün önünde olan sefaleti ne zaman göreceğiz.
İlla ki Türkiye’nin tenha bir mahallesinde mi, Afrika’nın ücra bir köşesinde mi, yoksa dünyada savaşların arasında kalmış açlık kamplarının birin de mi arayacağız açlığı?
Gözümüzü savaşlara ve açlığa aşina eden, önemsiz bir haber gibi sunan spikerlerin sunduğu TV ekranında mi?
Herşeyin Demokrasi, Adalet için olduğunu süslü sözlerle söyleyen Avrupa Birliği, Amerika Birliği, Asya Birliğinde mi?
Hangi birinden bahsedelim ki;
Bence uzaklarda aramaya gerek yok, Doymayan gözümüzde, bir türlü dönemediğimiz köşe başında, bir kaşık suda çıkardığımız fırtınalarda, ben bilirimlerin içinde yapılan her türlü israfta belki de;
Belki de ; bir olmayan, bir olamayan fikirlerimizde…
Ama en önemlisi; Yüreğimizin derinliklerinde aramalıyız.. Yüreğimizin ta derinliklerinde!!!
Rabbim o belayı başımıza vermeden!

01/07/2013

Image

Yağmur…

gencses_yagmur1

Allah’ın Sanatı..

genc_ses_allahin_sanati*Sen Dağları görürsün de, Yerinde durur sanırsın. 

Oysa onlar bulutun yürümesi gibi yürümektedirler. 

Bu her şeyi Sapasağlam yapan Allah’ın sanatıdır.

Şüphesiz ki O , Yaptıklarınızdan tamamıyla haberdardır. 

*Her kim hasene ile gelirse onun için bundan dolayı bir hayır vardır ve onlar o günde korkudan emin kimselerdir. 

*Her kim de kötülükle gelirse artık yüzleri ateşte sürtülür. “Başka değil ancak yaptığınız amellerin cezasını çekeceksiniz.” (denir).

*De ki: “Ben, yalnız her şeyin sahibi olan ve bu kutlu kılınmış şehrin Rabbine kulluk etmekle emrolundum.

 Müslümanlardan olmakla ve *Kuran okumakla emrolundum.”

Kim doğru yolu bulmuşsa, yalnız kendisi için bulmuş olur, kim sapıtmışsa kendine etmiş olur. De ki: “Ben sadece, uyaranlardan biriyim.”

*Ve de ki: «Allah’a hamd olsun. O size âyetlerini gösterecektir. Artık onları bileceksinizdir». Ve Rabbin ne işleyeceğinizden gâfil değildir.

( Neml Suresi 88-93) 

Image

Tohum at bitmezse toprak utansın!

heygidikuheylan

UTANSIN!

Tohum saç, bitmezse toprak utansın!
Hedefe varmayan mızrak utansın!
Hey gidi küheylan, koşmana bak sen!
Çatlarsan, doğuran kısrak utansın!
Eski çınar şimdi Noel ağacı;
Dallarda iğreti yaprak utansın!
Ustada kalırsa bu öksüz yapı,
Onu sürdürmeyen çırak utansın!
Ölümden ileride varış dediğin,
Geride ne varsa, bırak utansın!
Ey binbir tanede solmayan tek renk,
Bayraklaşmıyorsan bayrak utansın!

Necip Fazıl Kısakürek – 1964

Dün Gibiydi…

Genç Ses Dün gibiydi

Dün gibiydi, iyi hatırlıyorum: Bir elimde sapan, O incirlerin altında az incircik kuşu beklemedim. Hatta bir ibillik kuşu yüzüne, yakalandığım köpeklerin peşimden nasıl koştukları da ,

Halbu ki dün gibiydi..

Zaman ne çabuk geçiyor, Cahit Sıtkı’nın “Yaş Otuzbeş Yolu Yarısı eder” şiirinin kıyılarında dolaşıyorum şimdi.

Bir bilge demiştir ki: ” Vakit yaşadığın andır, geçmiş geçmiştir geri gelmez, geleceğe çıkacağımız ise mechul”

Şimdiye kadar yaşadığım ânların toplamı bana geçmişi verdi. Her gün Rabbim bana sadaka gibi bir gün daha ikram ederken, şükürden uzak günlerime yanıyor muyum?

Halbuki dün gibiydi: bisikletimin tekerinin usulca bisikletimin önünden fırlayıp, yüzüstü kaza yaptığım günler.

Hem niçin program yapar ki insan kendince geleceği dair, o güne çıkacağının bilmeden, ümidi vardır dersiniz değil mi?

Yarına güvencemiz gençliğimiz mi? Halbuki gün gün ihtiyarlıyoruz.. Her gün düşünmeden, belki de düşünmek istemediğimiz ölüm, ensemizden geçiyor..

Yapamadığımız programlarımız kalırken geçmişte, ölüm programına bir adım daha atmış oluyoruz oysa..

Halbuki dün gibiydi: Denizin kıyısında oturup denizin duygu yüklü sesleri arasında huzur bulduğum günler..

Çok karamsarsınız demeyin bana, madem öyle işte size iyimser bir haber;

Akrabalarınız, arkadaşlarınız sizi kabre kadar getirecekler ve o iki metrelik çukura koyup üzerinize toprak atacaklar, Hatta oradan çıkmasın diye üzerine tandır taş bile koyanları göreceksin..

Halbuki dün gibiydi;

Ufacık bir gurur için yaptığımız kavgalar, dünyalara sığmayan gençliğim, senin için ölürümler, Dünyanın kör bağlayıcı uşaklarına meşkim… Bak hepsi iki metrelik bir mekana nasıl da sığdı.

Yeter artık demeyin!

Onu ben kendi nefsime diyeceğim,

Yeter artık, içkinin, kumarın, zinanın sonu yok! Bir defadan birşey olmaz dedikleri sigaran hiç bitti mi?

Yeter artık! Kardeşini, akrabalarını, dostlarını arkalarından çekiştirip durduğun.. iki metrelik kabir için bunlar yetti mi ?

Yeter artık! Ne yapıyorsun dediklerinde ” Vakit öldürüyorum” diyen Cahil ! Aslında vaktin seni yavaş yavaş öldürdüğünü akıl ettin mi?

Yeter artık! Dünya menfaati için yapmadığın hile, kırmadığın dost, değiştirmediğin yüz kadı mı?

Ve;

Bir hak dostu vefat edince, başka bir dostunun rüyasında görünüp durumunu sorduğunda?

“Keşke” der;

Keşke kapı kapı dolaşıp, Siz kimin Rahmetinden uzak kaldığınızı bilmiyorsunuz! deseydim.. dediği gibi..

Bil Ey Nefsim:

Sen Kimin Rahmetinden Uzak Kaldığını bilmiyorsun!..

İşte şimdi o aşk-ı meşk olan , gözünüzün alamadığı kadar sınırsız olan dünya;

Sana bir tahta tabut üzerinde götürülen, iki metrelik yer biçti..

Halbu ki Herşey Dün Gibiydi….

genc_ses_dun_gibiydi_yasli

Video

Eşref Ziya Terzi- Ağlama Karanfil

 2007 yılında yapılan bir çalışma, Belkide dönemin en büyük sorunlarından birinin derdiyle hazırlandı, tahmini hazırlanış aşaması 1 ay sürdü, ilk video hazırlaması olduğu için photoshop, uleadgif, movie maker  gibi 5-6 program ile çalışıldı.  Başörtü platformlarının yanı sıra klibin sonuna Mesut Uçakan’ın Yalnız Değilsiniz filminden de yararlanılmıştır.

 

Müminlere de Söyle; Gözlerini Haramdan Sakınsınlar!

 

 

Göz; Kalbin ve Ruhun Kapısıdır!

O Kirlenirse, Hem Ruh kirlenir, ruh kirlendiği kadar Beden de kirlenir ki bunun temizliği çok zordur..

Günümüzün önemli sorumluluklarından biridir belki de bu;

Rabbim Gözlerinizi Hayırlı şeyler görmeyi, Şerlerden uzak eylesin..

(amin..)