Dün Gibiydi…

Genç Ses Dün gibiydi

Dün gibiydi, iyi hatırlıyorum: Bir elimde sapan, O incirlerin altında az incircik kuşu beklemedim. Hatta bir ibillik kuşu yüzüne, yakalandığım köpeklerin peşimden nasıl koştukları da ,

Halbu ki dün gibiydi..

Zaman ne çabuk geçiyor, Cahit Sıtkı’nın “Yaş Otuzbeş Yolu Yarısı eder” şiirinin kıyılarında dolaşıyorum şimdi.

Bir bilge demiştir ki: ” Vakit yaşadığın andır, geçmiş geçmiştir geri gelmez, geleceğe çıkacağımız ise mechul”

Şimdiye kadar yaşadığım ânların toplamı bana geçmişi verdi. Her gün Rabbim bana sadaka gibi bir gün daha ikram ederken, şükürden uzak günlerime yanıyor muyum?

Halbuki dün gibiydi: bisikletimin tekerinin usulca bisikletimin önünden fırlayıp, yüzüstü kaza yaptığım günler.

Hem niçin program yapar ki insan kendince geleceği dair, o güne çıkacağının bilmeden, ümidi vardır dersiniz değil mi?

Yarına güvencemiz gençliğimiz mi? Halbuki gün gün ihtiyarlıyoruz.. Her gün düşünmeden, belki de düşünmek istemediğimiz ölüm, ensemizden geçiyor..

Yapamadığımız programlarımız kalırken geçmişte, ölüm programına bir adım daha atmış oluyoruz oysa..

Halbuki dün gibiydi: Denizin kıyısında oturup denizin duygu yüklü sesleri arasında huzur bulduğum günler..

Çok karamsarsınız demeyin bana, madem öyle işte size iyimser bir haber;

Akrabalarınız, arkadaşlarınız sizi kabre kadar getirecekler ve o iki metrelik çukura koyup üzerinize toprak atacaklar, Hatta oradan çıkmasın diye üzerine tandır taş bile koyanları göreceksin..

Halbuki dün gibiydi;

Ufacık bir gurur için yaptığımız kavgalar, dünyalara sığmayan gençliğim, senin için ölürümler, Dünyanın kör bağlayıcı uşaklarına meşkim… Bak hepsi iki metrelik bir mekana nasıl da sığdı.

Yeter artık demeyin!

Onu ben kendi nefsime diyeceğim,

Yeter artık, içkinin, kumarın, zinanın sonu yok! Bir defadan birşey olmaz dedikleri sigaran hiç bitti mi?

Yeter artık! Kardeşini, akrabalarını, dostlarını arkalarından çekiştirip durduğun.. iki metrelik kabir için bunlar yetti mi ?

Yeter artık! Ne yapıyorsun dediklerinde ” Vakit öldürüyorum” diyen Cahil ! Aslında vaktin seni yavaş yavaş öldürdüğünü akıl ettin mi?

Yeter artık! Dünya menfaati için yapmadığın hile, kırmadığın dost, değiştirmediğin yüz kadı mı?

Ve;

Bir hak dostu vefat edince, başka bir dostunun rüyasında görünüp durumunu sorduğunda?

“Keşke” der;

Keşke kapı kapı dolaşıp, Siz kimin Rahmetinden uzak kaldığınızı bilmiyorsunuz! deseydim.. dediği gibi..

Bil Ey Nefsim:

Sen Kimin Rahmetinden Uzak Kaldığını bilmiyorsun!..

İşte şimdi o aşk-ı meşk olan , gözünüzün alamadığı kadar sınırsız olan dünya;

Sana bir tahta tabut üzerinde götürülen, iki metrelik yer biçti..

Halbu ki Herşey Dün Gibiydi….

genc_ses_dun_gibiydi_yasli


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>